Kuran’da Kadın Giyimi

Kadınların nasıl giyinmesi gerektiği çok tartışılan bir konudur. Sayısız yorum bulabileceğiniz bu konu, temelde birkaç ayete dayanmaktadır.

Ahzab 39

Ayetlerden biri, Ahzab Suresi 39. ayettir.

“Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış elbiselerini üzerlerine örtsünler. Bu tanınmaları ve incitilmemeleri için en uygundur. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.” (33:59)

Bu ayet hakkında, geniş bir skalaya yayılan pek çok yorum bulunmaktadır. Skalanın bir ucunda, kadının tamamen örtülü olması gerektiği görüşü vardır. Diğer ucunda; hüküm ve gerekçe bir arada verildiğinden, kadının kendi yaşadığı çağın şartlarında sarkıntılığa yol açmayacak tarzda giyinmesinin kastedildiği görüşü vardır.

Ortalarda yer alan bir görüş, kadının vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde giyinmesi gerektiğidir.

İki uç arasına serpiştirilmiş katı / ılımlı başka pek çok alternatif görüş bulunmaktadır.

Kendi yorumunuza yardımcı olması açısından, ayetin diğer meallerini kuranmeali.org sitesinde okuyabilirsiniz.

“Evlenme arzu ve ümidi kalmamış olan ihtiyar kadınların, ziynet yerlerini teşhir etmeksizin, dış giysilerini çıkarmaları, günah değildir. Bununla beraber sakınmaları, kendileri yönünden daha iyidir. Allah her şeyi işitir, gizli aşikar her şeyi bilir.” (24:60)

Bu ayette; ihtiyar kadınların gençlerin aksine dış giysilerini çıkarabileceği, ancak onların dahi ziynet yerlerini saklaması gerektiğini görüyoruz. Bu da bizi, ziynet yerlerinin ne anlama geldiği sorusuna götürüyor.

Nur 31

Bir diğer ayet, Nur Suresi 31. ayettir.

“Mümin kadınlara da söyle, bakışlarını sakınsınlar ve mahrem yerlerini korusunlar. Açıkta olan kısmı hariç ziynetlerini göstermesinler. Örtülerini de göğüs yırtmaçlarının üzerine sarkıtsınlar. Süslerini; kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, kendi kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendisi gibi kadınlar, kendi cariyeleri, erkekliği kalmamış hizmetçileri, kadınların mahrem yerlerini henüz bilmeyen çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. -Ey müminler, kurtuluşa ermek için hep birden Allah’a tövbe edin!” (24:31)

Bu ayette, kadınların bazı şeylerini sadece yakın akrabalarının yanında açabileceği, diğer kişilerin yanında açmaması gerektiği belirtilmektedir.

“Bazı şeyler” ile ne kastedildiği konusunda epey fazla yorum bulunmaktadır.

Bir yoruma göre; kadının saçlarını, göğsünü, mahrem yerlerini ve takı takılan kulak gibi bölgelerini kapatması gerekir. Bu görüş, kadınların abdest alması gerektiğini de dikkate alarak, genelde el / ayak gibi abdest yerlerinin örtülü olması koşulunu aramamaktadır.

Kadının başının mutlaka örtülmesi gerektiği görüşüne karşı çıkanlar, burada örtü anlamında kullanılan “Hımar” kelimesine dikkat çeker. Doğrudan başörtüsü anlamına gelebilecek “Hımar-ür Res”, “Mikna” veya “Nasıyf” kelimesi yerine, daha genel bir örtü anlamı içeren “Hımar” kelimesi seçilmiştir. Aynı kelime, başka ayetlerde aklı örten alkol / içki kabilinden maddeler için de kullanılmaktadır. O yüzden, başörtüsü anlamına gelip gelmediği konusu tartışılmaktadır.

Aynı görüş; örtünün sarkıtılması gereken “Cuub” kelimesinin, Hz. Musa’nın elini yakasından içeri soktuğunu belirten ayetlerde de kullanıldığını ifade eder. Dolayısıyla, elin yakadan içeri sokulurken geçtiği göğüs bölgesinin örtülmesinin yeterli olduğunu savunur.

Bir diğer yorum; “Ayaklarını yere vurmasınlar”dan yola çıkarak, kadın zıpladığında özellikle belli olabilecek göğüs ve kalça gibi yerlerin kapatılması gerektiğini ifade eder.

Kuran’ın indiği çağın şartlarına göre yorumlanması gerektiğini savunan görüş; o çağlarda sadece hür kadınların örtünebildiğine dikkat çeker. Arabistan sıcağında örtünmek, bir lüks sayılabilir. Hatta “serbest” kelimesinin köküne inilirse, “Ser” baş, “Best” ise bağlanmış demektir; yani serbest kadınların başının bağlı olduğu anlaşılabilir. Dolayısıyla, Ahzab 39 ile paralellik kurularak, hür kadınların çizgilerini belli edecek şekilde giyinmesinin kastedildiği anlamı çıkarılır.

Kadınların gösteriş yapıp kibirlenmemesi için altın gibi ziynetlerini ortaya çıkarmaması ve ayaklarını yere vurup gizlediği altının sesiyle bile büyüklük taslamaması, bir diğer görüştür. Bu görüşü tek başına savunanlar olduğu gibi, “Bedeni örtmenin yanı sıra bu husus da kastedilir” diye yardımcı görüş olarak ele alanlar da vardır.

Tek bir mealine yer verdiğimiz bu ayetin de diğer meallerini kuranmeali.org sitesinde okuyabilirsiniz.

 

Author: Dr. Kerem Koseoglu

Mostly harmless

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s