Müslümana 45 Cevap

Aşağıdaki sorular, https://eksisozluk.com/entry/103405830 adresinden alınmıştır.

1-) allah, neden bunca zaman bekledi? allah, evren’i 13.7 milyar yıl önce , dünya’yı 4.55 milyar yıl önce ve dünya’daki yaşamı 3.7 milyar yıl önce yaratıp bizi bu dünyaya koymak için neden bu kadar bekledi? allah’ın alemleri onun nuru için yarattığı son peygamber muhammed dünya’ya 1400 yıl önce geldi.
2-) allah, oksijen yaratamıyor mu?
3-) allah, canlıları neden basitten gelişmişe göre yaratıyor?
allah neden;
4 milyar yıl önce prokaryotları, 3 milyar yıl önce fotosentez yapan bakterileri
2 milyar yıl önce ökaryotları, 1 milyar yıl önce çok hücrelileri, 600 milyon yıl önce basit hayvanları, 570 milyon yıl önce artropodları (böcek, örümcekler ve kabukluların ataları) 550 milyon yıl önce gelişmiş hayvanları, 500 milyon yıl önce balık ve ilkel amfibileri, 475 milyon yıl önce kara bitkilerini, 400 milyon yıl önce böcekleri ve tohumu bitkileri, 360 milyon yıl önce amfibileri, 300 milyon yıl önce sürüngenleri,
200 milyon yıl önce memelileri, 150 milyon yıl önce kuşları, 130 milyon yıl önce çiçekli bitkileri, 2.5 milyon yıl önce insan benzer ilk canlıları, 200,000 bin yıl önce günümüzdeki insana çok benzeyen canlıları yarattı?
allah, neden bu sırayı takip etti? canlıların dna’larına baktığımızda bu sırayı yine görüyoruz. yani fosil kayıtları ile genetik veriler %100 uyumlu. allah bizi yaratmak için neden ilkel canlılara ihtiyaç duydu? biz irem bağında topraktan yaratılmamış mıydık?

4-) allah, neden yok edeceği türleri yarattı?
5-) allah, neanderthallerden neden vazgeçti? bize çok benzeyen, bizim gibi akıllı olan, alet yapan, resim çizen, yaralanmış yakınlarına bakan ve iyileştiren neanderthaller vardı, ama 25,000 bin yıl önce allah galiba sahneyi bize bırakmak istedi ve onları öldürdü. neden? allah zavallı neanderthal kardeşlerimizden ne istedi?
23-) tanrı her şeyi bir sebep için yarattıysa ve her canlının yeryüzünde bir fonksiyonu varsa, neden 60 milyon yıl önce tüm dinozorları ve o zaman yeryüzünde yaşayan canlıların %95’ini ortadan kaldırmıştır? neden devamlı pek çok canlı türünün soyu tükenmektedir?
37-) neden tek gezegen yaratılmamış da 9 tane yaratılmıştır?
38-) peygamber efendimizin cenazesine neden 17 kişi katılmıştır?
39-) tanrı ozon tabakasını neden yaratmış? güneşi zararsız yapsaydı
43-) madem kuranda, dil farklılığı ile beraber oluşabilecek hatalar var, allah neden bu kitabı yollamıştır? neden herkesin kendi dilinde anlayabileceği bir kitap yollamamıştır? neden işi çevirmenlere bırakmıştır da her dilde kitap yollamamıştır? eğer anlamamda sürekli hatalarla karşılaşabileceksem bu kitabın tanrı tarafından yollandığına nasıl inanmam beklenebilir?

Nasıl bir bilgisayar programı programcısını tamamen anlayamazsa, insanın da Allah’ı tamamen anlaması ve yaptığı her şeyin hikmetini tamamen kavraması mümkün değildir. Allah’ın yaptığı her şeyin insanın kısıtlı idrakiyle anlaşılabileceğini düşünmek, şirke giden yoldaki adımlardır. İnsandan anlamadığı konularda teslimiyet ve sabır göstermesi beklenir.

6-) allah, düzgün çalışan bir dna kopyalama sistemi yapamaz mı?
7-) allah, bizi kurda kuşa yem olalım diye mi yarattı? allah’ın bizim için imtihan alanı olarak yarattığı dünya’da neden bize rahat yok? bakterisi, virüsü, sivrisineği, timsahı, köpekbalığı hepsi peşimizde. bu nasıl imtihan alanı? nefsimizle mi uğraşacağız yoksa bu çakallara yem olmayalım diye mi uğraşacağız?
😎 allah, düzgün bir dünya yaratamıyor mu? yer sallanır durur; deprem olur, kocaman dalgalar gelir; yüzbinleri yutar. vs. vs.

“Düzgün” derken, neye göre düzgün? Kainatta her şey olması gerektiği gibidir. İnsan olarak kısıtlı algı ve idrakimizle ortaya bir ölçü atıp, “Bu düzgündür” deyip, onun dışında kalanların düzgün olmadığını söylemek; kendi acizliğinin farkında olmamanın bir sonucu olabilir.

Kaldı ki; Kuran’a göre ruh bedene üflenmiştir ve bedende kısıtlı bir süre kalacaktır. Bedenin ebedi olması gerekli olsaydı, şüphesiz ki o şekilde bir yapı kurulurdu. Bedende geçirilecek süre kısıtlı olduğundan, bedenin de bir son kullanma tarihi olacaktır.

9-) kaderimiz çiziliyse kararlarımızdan niye sorumlu tutuluyoruz?
10-) yok eğer hür irademiz varsa, niye bazı şeyleri seçtiğimizde cehenneme atılıyoruz?
11-) seçme yeteneğimiz var, fakat bazı şeyleri seçmememiz isteniyorsa bu yeteneğin ne kadar anlamı var?

12-) tanrının gerçekten varolduğunu farz edelim. benim niye ona tapınma zorunluluğum var? eğer benim herhangi birine, bu biri benden çok daha güçlü bile olsa, tapınmayı reddetme yeteneğim varsa (eğer bunu seçebiliyorsam, böyle bir yeteneğim var demektir), o zaman bu yeteneği kullanmaktan dolayı neden ceza görmem gerekiyor? eğer itaat istiyorsa, neden itaat etmeme yeteneğini de veriyor insana? yok eğer başka türlüsünden zevk alamıyorsa, o zaman “peki bu tanrı sadist midir?” sorusu gündeme gelir.
13-) tanrı her şeyi biliyorsa (geçmiş, gelecek, vs.) o zaman geçmiş de, gelecek de daha yaratılış anında belli demektir. belli olan bir şeyi değiştirmek için, kitap, peygamber, vs göndermenin mantığı ne o zaman?

15-) kurana göre tanrı bazılarının kalplerini mühürlemiş, onlardan imanı esirgemiştir. (biz ateistler o kişilerdeniz belli ki) peki bu durumda tanrı bize haksızlık yapmış olmuyor mu? bizim ne suçumuz vardır? bu tanrı’nın adil sıfatıyla çelişmiyor mu?
16-) peki ya ömrü boyunca islamla tanışmamış kişilerin ne sucu vardır? afrika’nın ilkel bir kabilesinde doğmuş birinden tanrı nasıl kendisine iman bekler?
17-) tanrı’nın bizi hem sevdiği söylenir, hem de hayatın bir imtihan olduğu ve eğer bu imtihandan kalırsak, bunun cezasının olduğu söylenir. yani tanrı bizi zorla böyle tuhaf bir imtihana sokmuştur. ve hem hadislerde hem de kutsal kitaplarda cehennemde cennettekinden çok daha fazla insan olacağı söylenir. bu insanın sevdiği birilerine yapacağı türden bir şey midir?

Bu soruların cevabı, Kader ve İrade başlıklı yazımızda verilmiştir.

14-) kuran’da neden devamlı kölelerden bahsedilmektedir? (kölelerinize iyi davranın,vs. benzeri telkinlere kuranda bolca rastlamak mümkündür) yani kuran köleliği doğal karşılar, hatta tasvip eder görünümdedir. inançlılar bu durumla nasıl yüzleşmektedir?

Bu sorunun cevabı, Kuran’da Kölelik başlıklı yazımızda verilmiştir.

18-) tanrı’nın kadınlara ne garezi vardır? neden gerekirse dövülebileceklerini söylemiştir (nisa suresi, 34. ayet) neden onlar “aklen ve dinen eksik yaratıklardır” neden şahitlikleri erkeğin yarısı değerindedir?

Bu soruda ne yazık ki kulaktan dolma hatalı ayet yorumları bulunmaktadır. Kuran’da Kadın adlı videomuzda bunların daha isabetli yorumlarını bulabilirsiniz.

19-) eğer evrende yaşayan bizden başka pek çok uygarlık varsa (ki modern bilime göre bu kuvvetle muhtemeldir) o zaman bu uygarlıkların bir kısmı bizden geriyse bile, bir kısmı da kesinlikle çok daha ileridir. fakat kurana göre tanrı insanı kainatta kendisinden sonra en değerli varlık tayin etmiştir. meleklerin ve cinlerin bile üstüne koymuştur. peki bizden kat kat zeki ve becerikli, uygarlıkta bizden trilyonlarca yıl ileri uzaylılar varken, tanrı bu şerefi niye bize layık görmüştür?
20-) neden kutsal kitaplarda bu uygarlıklardan bize hiç bahsetmemiştir?
21-) tanrı adem ve havva’yı yaratıp cennetten kovmuşken, uzaylılar nasıl olup da cennetten kovulmuşlardır? (eğer kovuldularsa) ya hepsi yaratılıp yaratılıp cennetten kovulmuş olmalı, ya da sadece insan cennetten kovulmuş, diğerleri kendi gezegenlerinde yaratılmış olmalı. eğer bu ikincisi doğruysa, o zaman yine insan bunların tümünden daha ayrıcalıklı oluyor demektir.
22-) acaba tanrı uzaylılara da peygamberler ve kitaplar göndermiş midir? onları da mı cehenneme atacaktır? bizlere huri kızları ve şaraptan nehirler vaat ederken, acaba uzaylılara ne vaat etmiştir?

İnsanın kainattaki en değerli varlık olduğu gibi bir ifade, benim bilgim dahilinde Kuran’da yer almamaktadır. Oradaki ifade; meleklerden üstün olduğu yönündedir sadece.

Kuran, kainattaki tüm gerçekleri açıklama iddiasında olan bir kitap değildir. Tüm denizler mürekkep ve tüm ağaçlar kalem bile olsa, onların bitip Allah’ın sözlerinin bitmeyeceği ifadesi, bunun net bir ifadesidir. Dolayısıyla diğer gezegenlerdeki canlılardan muhakkak bahsetmek gibi bir yükümlülüğü yoktur. İndiği toplumun bilimsel seviyesini düşünecek olursak, bundan bahsetmemesi anlaşılır bir durumdur.

Diğer gezegenlerdeki canlıları bilemediğimiz gibi, cennet / cehennem metaforlarının gerçek anlamı konusunda da çok tartışma vardır. O yüzden, onların cennetten kovulup kovulmaması ile ilgili tefekkür bizi verimli bir yere götürmez.

Kuran, bize her ümmete kendine uygun bir peygamber geldiğini söylemiştir. Başka gezegenlerde insan benzeri zeki canlılar varsa, bu durumda onlara da kendi şartlarına uygun uygulamalar getirecek peygamber gelmiş olabilir.

24-) insan bugünkü şekliyle yaratıldıysa, bilim adamları kazı bölgelerinde neden iskelet yapısı günümüz insanına uymayan (daha bir maymuna benzeyen) fakat yanı başında taştan delici ve kesici aletler bulunan iskelet örnekleri bulmaktadır?
25-) insanlar ademle havva’dan türediyse, ve evrim, dolayısıyla da bununla bağlantılı olarak “çevre koşullarına bağlı modifikasyon” diye bir şey yoksa, neden dünyanın dört bir yanındaki insanların vücut özellikleri, deri renkleri vs. farklıdır?26-) canlı türleri yaşadıkları ortamlar içinde ve son halleriyle yaratıldılarsa, neden bilimde evrim denen bir prensibe inanılıyor ve neden bu teorinin yığınla kanıtı vardır? neden bütün saygın bilim adamları bu teorinin doğruluğuna inanırlar? ve neden televizyonda yayınlanan bütün doğa belgesellerinde evrim teorisine doğrudan veya dolaylı atıflar yapılmaktadır?

Bu sorular, Allah’ın yaratması ile evrim teorisinin çeliştiği varsayımıyla ortaya çıkmıştır. İkisinin çelişmediği ortaya çıktığında, sorular ortadan kalkacaktır. Bu konuda iki yazımızı önerelim:

27-) tanrı’nın kendi kendini yok etmeye gücü yeter mi?
28-) tanrı’nın ikinci bir tanrı’yı yaratmaya gücü yeter mi?
29-) tanrı’nın birden fazla olmaya gücü yeter mi?
30-) tanrı’nın kaldıramayacağı bir taşı yaratmaya gücü yeter mi?
31-) tanrı’nın gücü yetmeyecek bir şeyi yaratmaya gücü yeter mi?
32-) tanrı her şeye kadir olmamaya da kadir midir?
33-) tanrı, herhangi bir sıfatına (tanrı’nın 99 ismi olan esma-ül hüsna’da geçen tüm isimleri birer sıfatına karşılık olduğuna göre) aykırı şekilde davranabilir mi? davranabilirse, ve davranırsa, o zaman bu sıfatı nasıl hak eder?
34-) tanrı mantık ilkelerinin üzerinde midir? aynı anda hem doğru olan hem de yanlış olan bir şey yaratabilir mi örneğin? ya da daire şeklinde bir kare?
35-) tanrı evreni yaratmadan önce neredeydi? ne yapıyordu?
tanrı geleceği hem bilir, hem de değiştirebilir mi? (değiştirirse eski bilgisi yanlış olur). tanrı düşünebilir mi
?
45-) allah, her şeyi biliyorsa hatırlamanın nasıl bir duygu olduğunu bilebilir mi? eğer biliyorsa o zaman bu, onun bir şeyleri unuttuğu anlamına gelmez mi? eğer allah bir şeyleri unutuyorsa nasıl mükemmel olabilir? eğer allah hatırlamak nasıl bir duygu bilemiyorsa, o zaman bu durum allah’ın her şeyi bilmediğini göstermez mi?

Bu soruların kaynağında; Allah’ı, kısıtlı beşer algısı ve tabi olduğumuz zaman – sebep – sonuç gibi prensipler çerçevesine sıkıştırmaya çalışma hatası yatmaktadır. Bizim kısıtlı çerçevelerimize Allah şüphesiz ki sığmayacaktır.

Bir program, 1 ve 0’dan oluşan kendi kısıtlı kapasitesiyle programcısını anlayıp, bir insanı tamamen 1 ve 0’lara sıkıştırıp sorgulamaya kalkarsa bunu başaramaz. Sorgulayabileceği melekelere dahi sahip değildir.

Allah karşısında biz de aynı durumdayız. Sahip ve tabi olduğumuz şeyler, onu anlamaya yetmez. Allah’ı (haşa) oraya indirgemeye çalışmadan, zatının bilinemeyeceğini kabul etmek ve onu eserleriyle anlayabildiğimiz kadar anlamaya razı olmak daha doğru olacaktır.

36-) madem bütün canlılar insanın hizmetine yaratıldı da, neden sizin de kabul ettiğiniz 500 milyon yıl önceki abuk sabuk canlılar yaratıldı, bunlar kime hizmet ettiler, ya dinozorlar kime hizmet etti, hele insanoğlunun yaşamadığı yerlerde yaşayan canlılar kime hizmet ediyor?

Hayvanların insanın hizmetine verildiği Kuran’ın indiği çağda oradaki insanlara söylendiğine göre; insanlarla aynı anda ve aynı coğrafyada dünyada yaşayan hayvanlar kastedilerek söylenmiştir. Başka yerlerde / zamanlarda yaşamış hayvanların hikmeti Allah’ın bilgisidir.

40-) cennetten kovulan şeytan nasıl tekrar cennete girebilmiştir?

Bu ayette şeytandan değil iblisten bahsedilmektedir. Bu konunun detayını iblis makalemizde görebilirsiniz.

41-) eğer zati sıfatlar sadece allah’ta ise ve bu sıfatların arasında ebedi olmak varsa, ölümden sonra yaşamın sonsuz olması ne anlama gelmektedir? hani sadece allah’ın sıfatıydı ebedi olma?
42-) incili isa’ya yollanan bir kitap olarak betimleyen kuran nasıl böyle bir hataya düşmüştür? yoksa kuranın insan yazımı olduğunu düşünmek mi daha mantıklıdır?

Allah’ın insana kendi ruhundan üflediği ve dönüşün yine Allah’a olacağı düşünülürse; bu sorunun cevabına götürecek tefekkürün ilk adımları atılmış olur. Ancak bu cevaba ulaşmak için sadece zihinsel çalışmanın yeterli olmayabileceğini belirtelim.

44-) kuran evrenselse ve evrensel mesajlar içeriyorsa, neden sadece peygamber eşlerine ve peygamber dönemindeki insanlara ayet indirmiştir? bunu sadece aktarıp kurana geçirse olmaz mıydı? üstelik, peygamberin kişisel istekleriyle uyuşan mesajların kuranda geçiyorken ve döneme göre ayet iniyorken, kuranın peygamber sanılan kişi tarafından yazıldığını söylemek daha mantıklı değil midir?

Bu sorunun cevabı, İslam Kuran’la Başlamadı adlı videomuzda bulunabilir.

One thought on “Müslümana 45 Cevap

  1. Melek kelimesinin İsrailiyattan gelen betimleme ile, (bir parça da Yunan panteonundaki görev bölümlendirmesini çağrıştıran) kanatlı kızlar değil -aynı kökten gelen-“meleke”, -somutlaştırırsak rüzgar, ışık, sıcak, soğuk…. gibi Allah’ın melekeleri- olduğu şeklinde tercümeler var. Dostum eline vaktine sağlık

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s